5 Temmuz 2010 Pazartesi

TÖVBE AYLARI





TÖVBE AYLARI



Süt ağacı sütanam sütbabam - Tanrı kayrası
Mercan tespihte dizili - tövbeli tövbesiz - tövbe ayları

Merdivenkovası ufku dar, ufku geniş, ufuk çizgisi
"Ermişim zirvesine bitmez kederim"

Ah kekre ellerinde barut tozu
Merhametsizce "korku dağları bekler"

Gönül tokluğuna bunca dert çekilir
Canciğerim çavgan uzaktan güler

Gülüşün çobanmerhemi
Sürün gayri yarama



Nil Alaz



Çavgan:Haberci, ses getiren- yağmur suyu,rüzgarla yağan yağmurun sağa sola çarpan damlacıkları





2 Temmuz 2010 Cuma

Sarı saçlım mavi gözlüm

AVAZ AVAZ









EMELİM O tatlı dil!
Hüsnügül’ün keskin kılıcı
Varsın yarı deli dolu olsun

Demirden nakışlı ağ
Beşer beşer yıldız yıldız
Taşkın taşkın gün seli

Aman ne yağmur yağmur
Aman ne yaman ayrılık ayrılık
Kor ateş gibi yakan kadın

Sevdalılar ülkesinden
Ruhumda süzülen rüzgâr
Erduru çıplak ve parlak ay

Gel! Gönlünden susadıkça yar
Gel! Avaz avaz koşarak
Gel! Vuslat şarabından içelim

Varacağız üç beş kadehte kızıl saçlı güneşe
Sarılacağız kanımız tutuşurken
Söylececeğiz türküleri özgür bi ser hoş





Nİl Alaz








1 Temmuz 2010 Perşembe

"Azade Mi Kunem"





.../ O Can' a





UMUT çiçek, çiçek açtı; beyaz, pembe


Bilirim küpeşteye yaklaşanı ayak sesinden
Gönülden gönüle nefes nefese sırsıklam
Bi sevdaya düşmüşüz


Dar penceremin önünde minik saksıda
Ufuklara doğru uzanan özgürlüğe
- Büyüyorsun – acı badem ağacım


Şu aralar var ya sen olmasan
Ölmek mi derdim
Yaşamak mı?


Hani bir karabina ağzında mermi
Mermiyle öpüşmek bizimkisi
Korkmuyorum, dudaklarımızdan fışkıran selen
Öpüştükçe haykırıyoruz “azade mi kunem”


Gök şen sen gülen ay parıldayan yıldızlar
Kana kana kanatarak seviştiğimiz günler
Hiç dinmesin bu yağmur...


Nil Alaz



30 Haziran 2010 Çarşamba

...





görinen yıldız değil yir yir delinmişdür felek
gün yüzünün hasretiyle tir-i âhımdan benüm

necati

28 Haziran 2010 Pazartesi

Yunus Emre Belgeseli




Zehirle pişmiş aşı, kim yemeye gelir

ANLAMADAN EYLEDİK











ANLAMADAN EYLEDİK

Dilsizler haberini, kulaksız dinleyesi
Dilsiz kulaksız sözün, can gerek anlayası

Dinlemeden anladık, anlamadan eyledik
Gerçek erin bu yolda, yokluktur sermayesi

Biz sevdik aşık olduk, sevildik maşuk olduk
Her dem yeni dirlikte, sizden kim usanası

Yetmiş iki dil saçtı, araya sınır düştü
Evvel bakışı biz baktık, yermedik am-ü hası

Miskin Yunus ol veli, yerde gökte dopdolu
Her taş altında gizli, bin İmran oğlu Musi

Yunus Emre








AŞK GELİCEK CÜMLE EKSİKLER BİTER

N'olur ise ko ki olsun n'olusar
Tek gönül Mevlayı bulsun n'olusar

Aşk denizi gene taşmış kan akar
Aşık-ı biçare dalsın n'olusar

Bu denize düşen ölür dediler
Ölür ise ko ki ölsün n'olusar

Aşk gelicek cümle eksikler biter
Bitmez ise ko ki kalsın n'olusar

Akıbet şol göze toprak dolusar
Bir gün öndün, ko ki dolsun n'olusar

Dünyanın mansıplariyle izzetin
Yunus kodu alan alsın n'olusar








AŞKINA DÜŞEN KİŞİ

Dost Senin aşkın oku, key katı taştan geçer
Aşkına düşen kişi, can ile baştan geçer

Dün ü gün zar olur, aşkın ile yar olur
Derd-i seri Sen olsan, düğeli işten geçer

Ariflere bu dünya hayal ü düş gibidir
Kendini Sana veren hayal ü düşten geçer

Başında aklı olan, ücretle amel kılmaz
Hurilere aldanmaz, göz ile kaştan geçer

Bu dünyanın sevgisi, ağulu aşa benzer
Sonunu sayan kişi, ağulu aştan geçer

Gerçek aşık ol ola, can vermiye ol ive
Dost ile bazar için, nice bin baştan geçer

Miskin Yunus ol Dostu, hakikat seven kişi
Uzlet ihtiyar eder, yad-ü bilişten geçer